KÜPÇÜ’YÜ DİNLERKEN  KÜPÇÜ’YÜ DİNLERKEN

27 Mart 2026 00:18
Politikayla ilgilendiğim günlerde tanımıştım kendisini. Aynı partinin içinde, farklı gruplarda ilgileniyorduk kent politikasıyla. Yıllar sonra, dostluğumuzun pekiştiği günlerin birinde bir sohbetimizde;“Politika yaparken seni pek sevmezdim” demişti gülerek ve eklemişti;“Ama şimdi iyi bir dostumsun.”

Kimdi sözünü ettiğim!

İzmit’te herkesin yakından tanıdığı Mustafa Küpçü.

Mustafa Küpçü 1950’de İzmit’te doğmuştu. İlk, orta ve lise öğrenimini İzmit’te tamamlamış, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’ndan mezun olmuştu. Kocaeli Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Siyaset Bilimi alanında Master yapmış, aynı üniversitede “siyaset bilimi”, “toplum bilim”, “kurumsal kimlik”, “etkili sunum teknikleri” başlıklarında dersler vermişti. Kamu ve özel sektörde 29 yılı geçmiş, 1989’dan 1999’a kadar kendi şirketinde ajans ve sigortacılık işleriyle meşgul olmuştu. 1991 yılından bu yana yerel televizyonlarda tartışma programları hazırladı ve yönetti. Şimdilerde ise “Kocaeli Gazetesi”nde köşe yazarlığı yapmakta. Ayrıca sekiz kitabı bulunmakta. Bu kitaplardan bazıları; “Ataşe”, “Ekmek Kavgası”, “62 Yıllık Siyaset Hayatıyla Erol Köse”dir. 1968’de KYÖD’e üye oldu. 2008-2010 yılları arasında ise KYÖD Başkanlığı yaptı.

Ne alaka değil mi, neden bugün Mustafa Küpçü’yü taşıdım köşeme!

Geçtiğimiz günlerde bir davet almıştım kendisinden. Kocaeli Dokümantasyon Merkezi’nin “Yaşayan Tarih Sohbetleri”nin konuğu olacaktı, davet bu etkinlikle ilgiliydi.

Gittim, dinledim. Çocukluğundan bugününe kadar geçen İzmitli, Kocaelili, Türkiyeli yıllarını müthiş bir akıcılıkla anlattı, kentin, özellikle de İzmit’in geçmişinden günümüze kadar olan zaman dilimini not ettirdi bize ki; zaten iyi bir arşive sahipti, bellek konusunda kolay kolay kimse eline su dökemezdi. Yaşadığı kenti ne kadar, nasıl sevdiğinin dile gelmesiydi Küpçü’nün bu sohbeti.

Düşündüm ve içimden dedim ki; Küpçü ve benzerleri olmalı her kentin. O kenti bizden sonrakilere adam gibi anlatan insanlar olmalı.

Küpçü’yü dinlerken şu şiirim de geldi aklıma, gelin paylaşayım sizinle…

BİR KENTİ SEVMEK

Bir kenti adam gibi seveceksin.

Caddesi, sokağı toz çamur demeyeceksin

kentin dili vardır, kanı vardır, canı vardır,

iyi bileceksin.

Ağacını, çiçeğini seveceksin,

dağını, denizini.

Baktığında iyi tanıyacaksın,

ayıracaksın birbirinden at iziyle it izini.

 

Bıçkınını, beyefendisini,

orospusunu, hanımefendisini,

ayırmayacaksın, yerine göre seveceksin,

herkesi oturtacaksın yakıştığı yere…

Sabahını seveceksin kentin, akşamını da;

sokak köpeklerinin cirit attığı.

Yıldızlı otellerini de, parklarını da seveceksin;

banklarında evsizlerin yattığı.

 

Dindarını seveceksin kentin, dinsizini de.

Işıklarını, ayyaşını, kadehini,

rakısını da seveceksin ve asla ama asla,

kentin aklı mı var demeyeceksin.

Sözün özü o ki; bir günlük ayrılıklarda bile,

yaşadığın kenti,

bir kadını, sevgiliyi özler gibi özleyeceksin…

Ruhan ODABAŞ / 14 Nisan 2015

 

 

 

 

YORUMLAR
  • Toplam 1 yorum
Mustafa Küpçü 08:13 - 27 Mart 2026

Çok tesekkur ederim. Selam ve saygiyl.

0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X